Hyundai, 2030 yılına kadar global ölçekte 5,55 milyon adet araç satışına ulaşmayı ve yüzde 6 pazar payı elde etmeyi hedefliyor.
Elektrikli araçların toplam satışlar içindeki oranı da yüzde 23’ten 2030’da yüzde 60 seviyesine çıkacak. 2030’a kadar 100’den fazla modelini yenilemeyi planlayan marka, önümüzdeki 8 ay içerisinde 7 yeni modeli piyasaya sürecek. Bunlara ek olarak, 2030’a kadar 18’den fazla yeni modelle çeşitli segmentlerde konumlanacak. İlk Uzun Menzilli Elektrikli Araç (EREV) modelleri ise 2027’nin ilk yarısından itibaren 900 km’yi aşan menzil hedefiyle satışa sunulacak.
Hyundai Motor Company, 2026 CEO Yatırımcı Günü kapsamında, 2030’a kadar global satışlarda 5,55 milyon adede ulaşma hedefini bir kez daha vurgularken, şirket genelinde karlılığı artırma amacını da paylaştı.
Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, yeni yol haritası hakkında şunları söyledi: ‘Temellerimiz hiç bu kadar sağlam olmamıştı. Hyundai Motor Grubu, otomotiv sektöründe üçüncü büyük, karlılıkta ise ikinci sıradaki grup konumunda. Bu durum bize yatırım yapma imkânı tanıyor. 2030’a kadar 100’den fazla yeni modeli piyasaya sürerek faaliyet marjımızı yüzde 9’un üzerine taşıyacağız. Ortaklıklardan faydalanarak yeni teknoloji ve fırsatları değerlendirecek, robot ve robot taksi üretirken fiziksel bir yapay zeka şirketine dönüşmeyi hedefliyoruz.’
2026’nın ilk yarısında 2 milyon adet satış gerçekleştiren Hyundai, yıllık bazda yüzde 2,7 artışla 59,1 milyar Euro (95,2 trilyon KRW) gelir elde etti ve yüzde 5,6 faaliyet kar marjına ulaştı.
Her Bölgede Yeni Bir Ürün Atağı
Kuzey Amerika’da 58, Kore’de 49, Avrupa’da 41, Hindistan’da 26 ve Çin’de 22 model lansmanı planlanıyor. Bu modellerin büyük bölümünü yeni Elantra, IONIQ 3, yeni Tucson ve Tucson Hybrid, SANTA FE EREV gibi tamamen yeni ürünler oluşturacak. Hindistan için tamamen yeni bir A segmenti elektrikli SUV planlanırken, yeni bir global B segmenti SUV ile Avrupa’ya özel tamamen yeni bir B segmenti SUV da tanıtılacak. Yeni TUCSON ve TUCSON Hybrid, dördüncü çeyrekte bazı pazarlarda satışa sunularak ürün atağında önemli bir kilometre taşı olacak.
Yeni SANTA FE EREV, 2027’nin ilk yarısında piyasaya çıkacak ve elektrifikasyona farklı bir bakış açısı getirecek. Modelin 900 km’nin üzerinde toplam menzil sunması ve elektrikli araç benzeri bir sürüş deneyimini, menzil ve şarj endişelerini ortadan kaldırarak birleştirmesi bekleniyor. Yeni model, ABD’deki Hyundai Motor Manufacturing Alabama tesisinde üretilecek. Marka, orta boy pikap dahil yeni hafif ticari araçları da gündemine alırken, yüksek performanslı N serisine yeni modeller ekleyecek. Hyundai, 2030’a kadar N model satışlarında yıllık 100.000 adet hedefliyor.
Yerel Ölçeklendirme ile Global Başarı
Hyundai, 2030’a kadar global üretim kapasitesini 1,27 milyon adet artıracak. Bu kapasitenin 500.000 adedi Kuzey Amerika’da, 320.000 adedi Hindistan’da, 250.000 adedi montaj tesislerinde, 200.000 adedi ise Kore’de hayata geçecek. Bölgede 2030’a kadar 10’dan fazla hibrit model sunulacak ve hibritlerin satış payı yüzde 50’ye ulaşacak. Bu modeller Hyundai Motor Manufacturing Alabama ve Hyundai Motor Group Metaplant America’da üretilecek. Kuzey Amerika’daki toplam hibrit satışları ise bir milyon adedi aştı.
Avrupa’da pazarın yüzde 85’i tamamen elektrikli bir portföyle kapsanacak ve 5 adet tamamen yeni SUV ile hafif ticari araç sunulacak. Hyundai, Avrupa’daki elektrikli araç satışlarını 2025’teki 116.000 adetten 2030’a kadar 420.000 adedin üzerine taşımayı hedefliyor.
Türkiye’de üretimine kısa süre önce başlanan IONIQ 3, Ekim ayında satışa sunulacak ve 497 kilometreye varan menzil sunuyor. Model, Hyundai Motor Grubu’nun yeni nesil bağlantılı araç bilgi-eğlence platformu Pleos Connect‘i barındıran Avrupa’daki ilk araç olma özelliğini taşıyor.
Hyundai, Afrika, Orta Doğu ve Pakistan’daki 8 fabrikadan oluşan ağının bir parçası olarak Suudi Arabistan ve Cezayir’de yeni montaj tesisleri kurarak bu pazarlara yatırım yapıyor.
Stratejik Ortaklıklar
İlk IONIQ 5 Waymo robotaksiler, dördüncü çeyrekte teslim edilecek. Gürcistan’daki HMGMA’da yerel tedarik zinciri kullanılarak monte edilen bu araçlar, üretim ve tasarımdan yazılım ve finansmana kadar grubun tüm kaynaklarından faydalanıyor. Bu araçlar sayesinde robotaksi hizmetlerinin 2027 gibi erken bir tarihte uluslararası alana yayılması bekleniyor. Hyundai Motor Grubu’nun Motional şirketi de yıl sonunda başlatacağı sürücüsüz ticari hizmette robotaksiye hazır IONIQ 5’i kullanacak.
Hyundai ile Amazon arasındaki ortaklık dört alanda derinleşiyor: Amazon Autos, 2027 başında ABD dışındaki ilk pazarına, uluslararası alana açılacak; Alexa Built-in önce Hyundai ürün gamında, ardından Genesis’te kullanıma sunulacak; AWS ise Hyundai’nin bulut ve yapay zeka kapasitesini güçlendirecek. Hyundai’nin Boston Dynamics iş birliğiyle geliştirdiği üretim yapay zekâ robotları ticarileşme sürecinde ilerliyor. Gerçek çalışma ortamlarını simüle etmek üzere kurulan RMAC, bu robotları eğitiyor, gerçek dünya verisi topluyor ve robotlar üretim hattına geçmeden önce gerekli test ve doğrulama süreçlerini yürütüyor. Hyundai, 2028’den itibaren Hyundai Motor Group Metaplant America’da endüstriyel insansı robot Atlas’ı devreye almayı planlıyor.
Donanım Değerinden Yazılım Değerine
Hyundai, yazılım tanımlı araç (SDV) yeteneklerini geliştirmek amacıyla bir veri döngüsü oluşturuyor. Bu döngüde veri toplama, veri analizi, yapay zeka ve hizmet geliştirme ile kablosuz (OTA) güncelleme dağıtımı birbirini tamamlıyor. Yenilenen Grandeur ile başlayan uygulamada Pleos Connect bilgi-eğlence sistemi ve üretken yapay zeka ajanı Gleo AI kullanılıyor. Bu araçlardan toplanan veriler, Gleo AI’yı geliştirmek ve yeni Pleos Connect özellikleri oluşturmak için analiz ediliyor; elde edilen sonuçlar OTA güncellemeleriyle müşterilere ulaştırılıyor. Otonom sürüş için de benzer bir döngü kuruluyor. Hyundai Motor Grubu, Hyundai, Kia, 42dot ve Motional’dan elde edilen verilerin entegre edilip tek bir tutarlı standartta kullanılabilmesi için sensör mimarisini NVIDIA ekosistemi etrafında standartlaştırıyor.
Otonom Sürüş İçin Aşamalı Yol Haritası
Hyundai, otonom sürüş yol haritasını kademeli bir şekilde belirledi. Yıl sonuna kadar, otonom sürüş yapay zekası Atria AI, bu tür modellerin en çok ihtiyaç duyduğu beklenmedik yol senaryoları hakkında veri toplamak amacıyla Güney Jeolla Eyaleti, Gwangju’da konuşlandırılacak. NVIDIA ile stratejik iş birliği kuran Hyundai, Seviye 2+ otonom sürüş teknolojisini ilk seri üretim SDV modeline 2028’de uygulayacak. Atria AI, zamanla seri üretim araçlarına yaygınlaştırılarak Seviye 2+’dan Seviye 4’e uzanan tam bir otonom sürüş yelpazesi oluşturulacak. Yılda 7 milyondan fazla araç satan Hyundai Motor Grubu, bu geniş filodan toplanacak verilerin yapay zeka öğrenimini hızlandıracağını ve performansı hızlı biçimde geliştireceğini öngörüyor.
Daha İyi Elektrikli Araçlar, Daha Düşük Maliyetler
Hyundai, kendi hibrit sistemlerini bağımsız şekilde geliştirdiği dönemden bugünkü global Elektrikli Global Modüler Platform’a (E-GMP) uzanan süreçte elektrifikasyonda öncü rol üstlendi. Yıllar içinde geliştirdiği tasarım yeteneğinden yararlanan marka, kendi batarya hücrelerini de bağımsız olarak geliştirdi. Bu hücreler, önceden kullanılan yüksek nikelli hücrelere kıyasla iki kattan fazla güç sağlarken şarj süresini yüzde 40 oranında kısaltıyor.
Bu yüksek performanslı hücreler, 2027’nin ilk yarısında satışa sunulacak EREV modelinde kullanılacak. Söz konusu hücreler, benzer bir elektrikli araca kıyasla yarıdan az batarya kapasitesiyle eşdeğer batarya performansı ve elektrikli araç sürüş dinamikleri sağlayacak. Gelecek yıl piyasaya sürülecek elektrikli araç modelleri ise, gerçek dünya sürüş koşullarında optimum performansı korurken batarya maliyetini yaklaşık yüzde 30 azaltan orta nikelli NCM hücreleri kullanacak. Hyundai, elektrikli araçlarının dayanıklılığını artırmak amacıyla geliştirdiği bulut tabanlı batarya yönetim sistemi (BMS) ile 2028’e kadar batarya ömrünü ortalama yüzde 20 uzatmayı hedefliyor. Şirket ayrıca, ısıyı dağıtacak şekilde tasarlanmış bir batarya sistemi ve hücreler arası ısı yayılımını önleyen bariyer yapısı içeren yeni bir üst düzey güvenlik teknolojisi olan Termal Kaçış Koruması’nı (TRP) geliştirdi. Bu sistem, olası bir batarya yangınında ısı transferinin komşu hücrelere yayılmasını engelliyor.


